8/11/2009
Nietzsche ve sanatın ‘benim’i üzerine kısa bir denem
Nietzsche ve sanatın ‘benim’i üzerine kısa bir deneme ‘’Sanki dilin çıplak deneyiminin ‘’Benim’’in apaçıklığına yönelik oluşturduğu tehlikeyi önceden sezmişti.’’(foucoult) Batı düşüncesi içkin tezahür noktalarını yakan ,kendisini en dışarıya bırakan bir periyot izledi.ve dil buna eşlik etti.Kendisini ifadeden kaçtığında kendisini boşluğa sıkıştırdı ve orada yeni bir isimle buluştu.Dilin tarafsız uzamını dağıtan , yok eden ,yakan ,modern batı kurmacasını su götürmez şeffaflığında yorumlayan ve Zerdüşt aracılığıyla onun derin içselliğine kapılarını açan romantik bir isim:nietszche.modern dünyanın kendisini saklamasını ve yeniden bir hengameye sürüklenmesini pek de istemeyen bu ad,kendisini nasıl bir ters yüz oluşla bulgular ve ona inanma ,sahiplenme duygularımızı telkin eder merak ediyorum.varoluşunun uzak gönencini karakterize etmekte çok zorlandı.bize tezahür etmenin olasılıklarında sonsuz bir imge deryası yarattı ve bu derya içinde kendi kısırdöngüsünü bulmuş görünüyor. hem söz konusu olan imgeden yana telaffuz edile gelen tereddütleri tek tek sınadı hem de bu sınanma ihalesinde yaratıcı ile iletişim kurmayı reddetti. Durum bu kadar basit midir? Tanrıya karşı tanrının ilhamı yada vecdin sözgelimi tehlikeli konuşmaları.Tam olarak kendisinden kaçan şey neydi?imgenin dilsel konumu görünür açıklığı gerçekten sembolik bir bulgulanış periyodu sağladı bize.bu periyodun içinde neler var?nihilizm , deccal , bunalım , gölge , tiyatro , dans , şiir, sürü , beden , sanat ,vs…bu yazıda sanatı ;bir olumlama ve doğruluk olarak sanatı (ki ben buna inanmıyorum) kısaca inceleyelim.dine karşı hareket olarak sanat.ahlaka karşı hareket olarak sanat.dionizik ve apolinik sanat.kendisini sadece tutkunun sarhoşluğunda bulan sanat.düşte beliren cizvitli kendisi olarak kendi kendisini doğuran bir sanat. öyle ki ‘güçle armağanlaştırılmış olanın ideali’ .’hayata götüren bir ayartıcı’(nietszche).
Durum bu kadar basit midir?Durumlar çok karışık....Dilin nitelikleri aşılamaz olan sınırlardır.Sonuçlandıramaz ve meydana getirilemez tespitlerle niteliklerini sonuçlardan koparır.Öyle ki dilin yapısını köreltsek dahi o da sanat gibi dir.Maazallah şimdiye kadar nasıl tasavvur edilmişse edilmiş bundan sonra yeni baştan bir nietszche okuması yapmak gerekir.En baştan ve sanatın dil aracılığıyla vurdumduymaz ahengini kırmak gerekir. Nietszche aklının doğum yeri olarak kimi okumaya başlamalı?belki , belki deleuze(."ilk ilkeler" ile başlamak yerine felsefe tarihine sonlardan bir yerlerden katılmanın doğruluğunun savunulmasını o mu icad etmişti?.)Ama bana imgenin şeyleşmesi bakımından ponty daha doğru geliyor. MU?ACABA?beynim zindanlı uçuruma döndü.nietszche ye Nieszche’yle başlamak en iyisi. neyse.Durumlar çok karışık….sanat nedir? imkansızın zafer duygusu.Tanıyışımızın ispat edilemeyişi.İdealin eleştirel ve gizli yönelimi. Nereye?Tan-rı-ya.Sanata değer biçmenin kökenini Nietszche’de aramak doğrudur çünkü o aklı hak edene vermiştir.Erdemin zevkini direnişten almıştır.Yaşamdan teğet geçen varlık şartlarını bir bir tiye almış ve kurtuluş profilini sanata çizmiştir….ve güzelliği sanatın imkansızı parçalayışında bulmuştur.(‘’Güzellik, ne harikulade bir nimet; ve aynı nispetle ne harikulade bir tuzaktır.’’Said Nursi)
‘’Sanki dilin çıplak deneyiminin ‘’Benim’’in apaçıklığına yönelik oluşturduğu tehlikeyi önceden sezmişti.’’(foucoult)
0 yorum yazılmıştır